fbpx

Sanal Gerçeklik Nedir?

Sanal Gerçeklik Nedir? Sanal gerçekliğin tanımını, sanal ve gerçeklik tanımlarını birleştirerek tahmin edebiliriz. Sanal kelimesinin tanımı gerçekte var olmayan, zihinde tasarlanandır, gerçeklik ise gerçek olan, var olanşeylerin tümü, hakikattir. Bu iki tanımın birbirine zıt olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla sanal gerçeklik, gerçekte var almayan fakat sanal ortamlar ile algısal olarak gerçeğe çok yakın ortamlar yaratma işidir.

Dünyayı duyularımız ve algı sistemlerimizle bilmekteyiz. Okulda hepimiz beş duyumuz olduğunu öğrendik; dokunma, duyma, görme, koku alma ve tat alma. Ancak bunlar sadece en bariz duyu organlarımızdır.  Gerçek şu ki insanların daha fazla duyuları vardır; denge duyusu gibi.  Bu diğer duyusal girdiler ve beynimiz tarafından duyusal bilgilerin özel bir şekilde işlenmesi, çevremizden aklımıza doğru zengin bilgi akışına sahip olmamızı sağlar. Gerçeklik hakkında bildiğimiz her şey duyularımızdan kaynaklanır. Başka bir deyişle, tüm gerçeklik deneyimimiz, basitçe duyusal bilginin ve bu bilgi için beynimizin anlamlandırma mekanizmalarının çalışmasının birleşimidir.  Bu durumda, beyninize duyularınızı hazırlanmış bilgi ile birlikte sunabilirseniz,  buna cevap olarak gerçeklik algınız değişecektir. Gerçekte orada olmayan bir durumu, ortamı siz gerçeklik olarak algılarsınız. Sanal gerçeklik olarak ifade edilen şey budur.

Dolayısıyla özet olarak sanal gerçeklik, duyularımızı bir şekilde keşfedebileceğimiz bilgisayar tarafından oluşturulmuş bir sanal ortamla sunulmayı gerektirmektedir.

Teknik Anlamda

Teknik anlamda ‘’sanal gerçeklik nedir?’’ sorusuna dolaysız bir şekilde cevap verilebilir. Sanal gerçeklik, bir insan tarafından keşfedilebilen ve etkileşime girilebilen, üç boyutlu, bilgisayar tarafından oluşturulmuş bir ortamı tanımlamak için kullanılan terimdir. Bu kişi bu sanal dünyanın bir parçası haline gelir veya bu dünyaya dalmış olur ve orada iken nesneleri manipüle edebilir. Veya bir dizi eylem gerçekleştirebilir.
Sanal Gerçeklik Nasıl Elde Edilir?

Her ne kadar sanal gerçekliğin birkaç tarihsel ilk biçimlerinden bahsediliyor olsa da bugün sanal gerçeklik genellikle bilgisayar teknolojisi kullanılarak uygulanmaktadır. Bu amaçla kullanılan çeşitli sistemler vardır: Kulaklıklar, çok yönlü koşu bantları ve özel eldivenler gibi. Bunlar gerçekliğin yanılsamasını yaratmak, duyularımızı uyarmak için kullanılır.

Bu, kulağa geldiğinden daha zor bir iştir çünkü duyularımız ve beynimiz eş zamanlı ve aracılı bir deneyim sağlamak için evrimleşmiştir. Bir şey çok az da olsa olağan dışı ise onu fark ederiz.  Bu noktada konuya  ‘’dalma’’ ve ‘’gerçekçilik’’ gibi terimler dâhil olur. İkna edici veya keyifli sanal gerçeklik deneyimlerine, uyumsuz, sarsıcı ve hoş olmayanlardan ayıran bu konular kısmen teknik kısmen kavramsaldır. Sanal gerçeklik teknolojisinin fizyolojimizi hesaba katması gerekmektedir. Örneğin, insanın görsel alanı bir video karesi gibi değildir. Bizler neredeyse 180 derecelik görüş alanına sahibiz. Her zaman çevresel görüşümüzün bilincinde olmasak da, bu yetimizi kaybetseydik bunu fark ederdik. Benzer şekilde gözlerimiz ve kulaklarımızdaki vestübüler sistem bir çatışma halinde olduğumuzu söylerlerse, bu durum rahatsızlıklara neden olabilir. Bazı insanların teknelerde veya arabada kitap okurken başlarına gelen şeyin açıklaması budur.  

Sanal gerçekliğin bir uygulaması, donanım, yazılım ve duyusal eşzamanlılık kombinasyonunu tam olarak elde etmeyi başarırsa, gerçeklik hissini vermeyi başarmış olur. Bu durumda sanal gerçekliği deneyimleyen kişi gerçekten o ortamın içerisindeymiş gibi hisseder.

Sanal gerçeklik,  sanki gerçekten o ortamdaymışız gibi deneyimlememizi sağlayacak şekilde, duyularımıza sunulan bir sanal ortam yaratma işidir. Bu hedefe ulaşmak için bir dizi teknolojiyi kullanır ve algı ve bilişimizi dikkate alması gereken karmaşık teknolojik beceriler gerektirir. Eğlence ve daha ciddi kullanım alanları vardır. Teknoloji gittikçe daha ucuz ve yaygın hale gelmektedir. Gelecekte bu teknolojinin daha yenilikçi kullanım alanlarını görebiliriz. Belki de sanal gerçekliğin olanakları sayesinde iletişim kurma ve çalışma şeklimizi de temelden değiştirecek bazı yenilikçi uygulamalar bekleyebiliriz.

Sanal Gerçekliği Neden İsteyelim?

Bu anlatılanlar çok çaba gerektiriyormuş gibi gelebilir ve gerçekten de öyle. Sanal gerçekliğin gelişimini değerli kılan nedir? Potansiyel eğlence değeri açık şekilde görülmektedir. Sürükleyici filmler ve video oyunları iyi örneklerdir. Eğlence endüstrisi her şeyden önce milyarlarca dolarlık bir sektördür ve tüketiciler her zaman yeniliklere meraklıdır. Sanal gerçekliğin başka, daha ciddi uygulamaları da vardır. Aşağıdakiler bunlardan bazılarıdır: ·         Mimarlık ·         Tıp ·         Eğlence ·         Spor ·         Sanat Sanal gerçeklik, bu alanlarda günlük hayatımızı etkileyen yeni ve heyecan verici keşiflere yol açabilir.

Gerçek hayatta çok tehlikeli, pahalı ya da pratik olmayan bir şey yapmak gerektiğinde, cevap sanal gerçeklik olacaktır. Stajyer avcı pilotlarından, cerrahi tıbbi uygulamalarına sanal gerçeklik gerçek dünya deneyimini elde etmek için sanal riskler almamıza imkân verir. Sanal gerçekliğin maliyeti düştükçe ve daha yaygın hale geldikçe, eğitim veya üretkenlik uygulamaları gibi daha ciddi kullanımların ön plana çıkmasını bekleyebiliriz.  Sanal gerçeklik ve onun kuzeni olan arttırılmış gerçeklik, dijital teknolojilerimizle etkileşme biçimimizi önemli ölçüde değiştirebilir. Teknolojinin insana daha yakın hale getirilmesi trendine devam edilmiş olur.

Sanal Gerçeklik Sistemlerinin Özellikleri

Birçok farklı sanal gerçeklik sistemi vardır ancak bunların hepsi kişinin üç boyutlu görüntüleri algılamasına imkân verme yeteneği gibi benzer özellikleri paylaşır. Bu görüntüler insan için gerçek boyutlardaymış gibi görünür.

Ayrıca insan içinde bulunduğu ortamda hareket ettikçe görüş alanındaki değişikliklere karşılık olarak bu üç boyutlu görüntüler de değişmiş olur. Amaç kişinin kafa ve göz hareketleri ile uygun tepki arasında kusursuz bir bağ kurmaktır,  yani algıda değişiklik oluşturmaktır. Bu sanal ortamın hem gerçekçi hem de eğlenceli olmasını sağlar.

Sanal bir ortam, kişi çevresini keşfettikçe, gerçek zamanlı olarak uygun yanıtları sağlamalıdır. Kişinin eylemleri ile sistem yanıtları arasında gecikme olduğunda sorunlar ortaya çıkmakta ve bu da kişinin tecrübesini bozmaktadır. Kişi yapay bir ortamda olduğunu fark eder ve davranışlarını buna göre ayarlar, bu durum da yapmacık, mekanik bir etkileşim ile sonuçlanır.

Amaç doğal, serbest akışlı bir etkileşim ve bunun sonucunda unutulmaz bir deneyim yaşamaktır.

Özet Sanal gerçeklik,  sanki gerçekten o ortamdaymışız gibi deneyimlememizi sağlayacak şekilde, duyularımıza sunulan bir sanal ortam yaratma işidir. Bu hedefe ulaşmak için bir dizi teknolojiyi kullanır ve algı ve bilişimizi dikkate alması gereken karmaşık teknolojik beceriler gerektirir. Eğlence ve daha ciddi kullanım alanları vardır. Teknoloji gittikçe daha ucuz ve yaygın hale gelmektedir. Gelecekte bu teknolojinin daha yenilikçi kullanım alanlarını görebiliriz. Belki de sanal gerçekliğin olanakları sayesinde iletişim kurma ve çalışma şeklimizi de temelden değiştirecek bazı yenilikçi uygulamalar bekleyebiliriz.

What is Virtual Reality? İsimli İngilizce makaleyi orijinalinden çeviren

Meltem ZENGİN

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir