Yeni ağ

Tim Berners-Lee

20 yıl önce, Tim Berners-Lee Dünya Çapında Ağ’ı (World Wide Web, kısaca WWW) icat etti. Bir sonraki projesi olarak, ağın kelimeler, resimler ve videolar için yaptığı: verilerimizin kilidini açma ve onu birlikte kullanma yolumuzu yeniden ifade etme işini bu kez numaralar için yapacak, açık ve bağlı veriler için bir ağ oluşturuyor.

Çeviren Gani Simsek

Gözden geçiren Osman Oğuz Ahsen

Zaman akıyor. Bilgiyi kullanma ve birlikte çalışma yolumuzu yeniden düzenlemek için Dünya Çapında Ağ’ı icat etmemin üzerinden neredeyse 20 yıl geçmiş. Şimdi, 20 yıl sonra, TED’de yeni bir düzenleme için yardımınızı istiyorum.

1989’a döndüğümüzde, ben global hipermetin sistemini öneren bir bildiri yazdım. Neredeyse hiç kimse ilgilenmedi. Fakat, 18 ay sonra — ki yenilikler böyle olur — 18 ay sonra, patronum, bunu yeni bilgisayarımız üzerinde test etmek için, bir tür yan uğraş olarak yapabileceğimi söyledi. Ve bana onu kodlamam için zaman tanıdı. Temelde HTML’in nasıl olması gerektiğini karaladım, hipermetin protokolü — HTTP — URL’ler fikri — şeyler için isimler HTTP ile başladı. Kodu yazdım ve ortaya koydum.

Neden yaptım? Aslında temeli kafa karışıklığıydı. Kafam karışmıştı — O ilginç ve kocaman laboratuvarda bir yazılım mühendisiydim, dünyanın her yanından birçok insan geliyordu. Her türden farklı bilgisayarları kendileriyle getiriyorlardı. Herbirinin farklı veri formatları vardı. Her türden farklı dökümantasyon sistemleri. Tüm bu çeşitlilik içinde ne zaman bir parça şundan bir parça bundan bir şeyler oluşturmak istesem baktığım her şeyde, yeni bir makineye bağlanmak, yeni bir programın nasıl çalışacağını öğrenmek zorundaydım, bana gereken bilgiyi farklı bir veri formatında buluyordum. Ve hepsi birbiriyle uyumsuzdu. Çok sinir bozucuydu. Tüm bu kafa karışıklığı bu potansiyelin kilidini açtı.

Aslında tüm o disklerin üzerinde dokümanlar vardı. Yani hepsinin uzayda, büyük, sanal bir dokümantasyon sisteminin, farz edin ki internetin, bir parçası olduğunu düşünürseniz, hayat daha kolay olurdu. Aklınıza böyle bir fikir girdikten sonra rahat durmanız mümkün değil hatta insanlar bildirinizi okumasa bile — aslında okudu, o öldükten sonra onun kopyası bulundu. Köşeye şöyle yazmıştı: “Muğlak, ama heyecan verici”.

(Gülüşmeler)

Ama genelde zordu, ağın neye benzediğini açıklamak gerçekten zordu. Şimdilerde insanlara anlatmak ne kadar zorsa o zaman da öyleydi. Fakat yine de — pekala, TED başladığında ağ yoktu Tıklamak gibi şeyler bir anlam ifade etmiyordu. Birine bir hipermetin gösterebilirim, linkleri olan bir sayfa, ve linke tıkladığımızda, hop — başka bir hipermetin sayfası açılır. Etkileyici değil. Biliyorsunuz biz bunu daha önce gördük, CDler üzerinde hipermetin vardı. Zor olan onları şöyle hayal etmekti. Farz edin ki bu bağlantı gerçekte aklınıza gelebilecek her dokümanda olabilsin. Pekala, işte insanlar için yapması çok zor olan sıçrayış buydu. Doğrusu, bazıları yaptı. Buna rağmen, evet, açıklaması zordu ama tabandan gelen bir hareket vardı. İşte onu eğlenceli yapan buydu. En heyecanlı kısmı buydu, teknolojinin kendisi değil, insanların o teknolojiyle yaptıkları değil, aslında topluluktu, biraraya gelen, epostalar yollayan tüm o insanların şevkiydi. O zamanlar böyleydi.

Biliyor musunuz? Çok komik, ama şimdi durum yine aynen öyle. Aşağı yukarı herkese, dokümanlarını koymalarını söyledim — Dedim ki “Dokümanlarını internete koyar mısınız?” Ve koydunuz. Teşekkürler. Harika zamanlardı, değil mi? Demek istediğim, çok ilginçti çünkü internetle birlikte olanlar bizi gerçekten son derece şaşırttı. Başladığımız ilk web sitesini açtıktan sonra olanlar aslen hayal ettiğimizden çok daha fazlasıydı. Şimdi verilerinizi internete koymanızı istiyorum. Görünen o ki halen açılmayı bekleyen büyük bir potansiyel var. Halen insanların kafası çok karışık çünkü internete koyduğumuz veri veri değil

Ne demek bu şimdi? Fark nedir — dokümanlar, veri? Dokümanları okursunuz, değil mi? Öyle ya da böyle, okursunuz, üzerlerine takip linkleri koyarsınız ve bundan ibarettir. Veri — bilgisayarla her türlü şeyi yapabilirsiniz. İçinizden kimler Hans Rosling’in konuşmasını duydu veya izledi? Çok harika — evet bir çok insan onu görmüş — çok harika bir TED konuşmasıdır. Hans bir sunum yaptı, o sunumda farklı ülkeler için farklı renklerde bir eksende gelir düzeylerini diğerinde bebek ölümlerini ve bunların zaman içindeki değişimini gösterdi. Yani o veri topladı ve bir sunum yaptı ve bu sunum insanların gelişen dünya ekonomisi ile ilgili fikirlerini yerle bir etti.

Buna benzer bir şeydi. Tabanında sadece veriler vardı. Veri kahverengi, kutu gibi ve sıkıcıdır, ve biz onu öyle görüyoruz, değil mi? Çünkü doğal olarak veriyi olduğu haliyle kullanamazsınız. Fakat aslında, veriler hayatımızda olan biten çok şeyi yönlendirir ve öyle olur çünkü birileri bu veriyi alır ve onunla bir şeyler yapar. Bu durumda Hans, Birleşik Devletlerdeki birçok siteden ve ordan burdan bu verileri toplayıp bir araya getirdi. Onları bir araya koydu, ve orijinal bileşenlerinden daha ilginç bir şey oluşturdu ve onu sanırım ilk kez oğlunun geliştirdiği bu yazılımın içine koydu, ve o harika sunumu üretti. Ve Hans bir noktaya değindi “Bakın, birçok verinin olması gerçekten önemlidir.” Ve geçen akşamki partide onu gördüğümde onun halen, zorla da olsa, “Birçok verinin olması gerçekten önemlidir” demesi beni mutlu etti.

Şimdi kafa yormanızı istediğim şey, iki parça veya O’nun yaptığı gibi altı parça verinin bağlanması değil, düşünmek istediğim, herkesin internete veri koyduğu bir dünya ve böylece aslında aklınıza gelen her şeyin internette olması, ve buna “bağlı veri” demektir. Teknoloji bağlı veridir ve son derece basittir. Eğer internete bir şey koymak istiyorsanız, üç kural var: ilki, bu HTTP isimleri — “http:” ile başlayan o şeyler — artık onları sadece dokümanlar için değil, dokümanların ne hakkında olduğu için de kullanacağız. Onları insanlar için ve mekanlar için kullanacağız, ürünler için kullanacağız, etkinlikler için kullanacağız. Tüm kavramsal şeyler, onların artık HTTP ile başlayan isimleri olacak.

İkinci kural, eğer ben bu HTTP isimlerinden birini alıp, arayıp ve onunla bağlama şeyini yapıp ve veriyi HTTP protokolünü kullanarak alırsam standart formatta bir veri elde edeceğim ve bu birilerinin bu şey, bu etkinlik hakkında bilmek isteyeceği işe yarar bir veri olacak. Kim vardı etkinlikte? O kişinin nerede doğduğu gibi ne kadar veri filan varsa. Yani ikinci kural bilgiyi geri alıyorum.

Üçüncü kural, ben bu bilgiyi geri aldığımda o sadece birinin boyu, kilosu ve nerede doğduğu bilgisinden ibaret değil, onun bağları olmalı. Veriler bağlardır. İlginç biçimde, veriler bağlardır. Bu kişi Berlin’de doğdu, Berlin Almanya’da. Ve bağlar olduğunda, ne zaman bir bağ bilgisi içerse bağlı olduğu diğer şeyin de bu HTTP ile başlayan bir ismi olmalıdır. Yani gidip bu şeyi arayabilmeliyim. Böyle bir insanı aradığımda — doğduğu ili, ilin içinde olduğu bölgeyi ilin ilçesini ve il nüfusunu, ve benzeri şeyleri arayabilirim. Yani şeyleri tarayabilirim.

Aslında bundan ibaret. Bu bağlı veridir. Birkaç yıl önce “Bağlı Veri” başlıklı bir makale yazdım ve ondan sonra bir şeyler olmaya başladı. Bağlı veri fikri, Hans gibi bizim de bu kutulara ve onlardan filizlenen çok ama birçok şeylere sahip olduğumuzdur. Sadece diğer bitkilerden bir demet değildir. Sadece filizlenen bir fidan değildir, fakat tüm bu bitkiler, onlar her neyse artık, bir sunum, bir analiz, birilerinin veride kalıplar araması — onların tüm veriye bakmaları ve onları bir araya getirmeleri, ve veriyle ilgili en önemli şey, ne kadar çok bir araya getirirseniz, o kadar güçlü olduğudur.

İşte, bağlı veri. Bu mem öylece yayıldı. Bir süre sonra Berlindeki Freie Üniversitesi’nden ilginç şeyleri dile getiren ilk kişilerden biri olan Chris Bizer, Vikipedi’yi fark etti — Vikipedi’yi bilirsiniz, çevrimiçi ansiklopedi onun içinde birçok ilginç dokümanlar var. Bu dokümanların içinde, ufak kareler var, ufak kutucuklar. Ve bilgi kutucuklarının çoğunda veriler var. Ve O Vikipedi’den bu verileri toplayan bir program yazdı ve onu internette dbpedia adını verdiği bir bağlı veri havuzuna koydu Dbpedia bu slaytın ortasındaki mavi damla ile gösterilmiştir ve eğer gerçekten gidip Berlin’i ararsanız, başka veri damlaları olduğunu görürsünüz ve onlarda da Berlin hakkında şeyler var ve birbirine bağlılar. Yani eğer Dbpedia’dan Berlin hakkında veri çekerseniz diğer bütün şeyleri de çekmiş olursunuz. Ve işin heyecanlı kısmı o giderek büyüyor. Bu yine tabandan hareket olayı, değil mi?

Biraz veri hakkında düşünelim. Veri çok çok farklı formatlarda geliyor İnternetin çeşitliliğini düşünün, internete her türlü veriyi koyabilmeniz gerçekten çok önemli bir şeydir. İşte veri var. Her tür veri hakkında konuşabilirim. Hükümet verileri hakkında konuşabiliriz, kurumsal veri gerçekten önemlidir, bilimsel veriler var, kişisel veriler var, hava verileri var, etkinlikler hakkında konuşmalar hakkında veri var, haberler var ve bu gibi birçok şey. Sadece birkaçına değineceğim yani ne kadar çeşitli olduğunu anladınız, ve ne kadar çok gizli potansiyeli olduğunu gördünüz.

Hükümet verileri ile başlayalım. Barack Obama, konuşmasında Amerikan hükümeti verilerinin internette erişilebilir formatlarda yer alacağını söyledi. Ve umuyorum onu bağlı veri olarak koyarlar. Bu önemlidir. Bu neden önemlidir? Sadece saydamlık için değil, evet hükümette saydamlık önemlidir, fakat bu verinin — tüm hükümet birimlerinden toplanan bu verinin — ne kadarının Amerikadaki yaşam hakkında olduğunu bir düşünün. Gerçekten faydalıdır. Değerlidir. Onu şirketimde kullanabilirim. Öğrenci olarak ödevimi yaparken kullanabilirim. Yani bu veriyi elverişli kılarak dünyayı daha iyi bir yer yapmaktan söz ediyoruz.

Eğer bu işteyseniz — yani bir bakanlıktaki verilerin birazını biliyorsanız, çoğu kez bu insanların bu veriyi saklamak istediklerini görürsünüz. Hans buna veritabanı kucaklama diyor. Veritabanını kucaklarsan ve ona güzel bir site yapana kadar gitmesine izin vermezsin. Açıkçası bunun yerine, tamam, yap bir güzel site, ben kimim ki güzel site yapmayın diyorum? Güzel bir site yap ama önce bize el değmemiş veriyi ver, veriyi istiyoruz. El değmemiş, saf veriyi istiyoruz. Artık ham veriyi istemek zorundayız. Ve bunu denemenizi istiyorum, anlaştık mı? “Ham” diyin

Tim Berners-Lee: “Veri” der misiniz?

Seyirciler: Veri

TBL: “Şimdi” der misiniz?

Seyirciler: Şimdi!

TBL: Pekala, şimdi ham veri!

Seyirciler: Şimdi ham veri!

Deneyin bunu. Bu önemlidir çünkü vatandaş olarak vergi vermenize rağmen onların bu verileri elde tutmak ve size vermemek için ne kadar çok mazeret ürettiğini tahmin bile edemezsiniz. Ve bu sadece Amerika değil, tüm dünyada böyle. Ve bu sadece hükümetlerde böyle değil tabii ki, kurumlar da öyle.

Veri üzerine birkaç düşünceye daha değineceğim. Burada TED’deyiz ve insanlığın karşılaştığı çok büyük sorunlar için her daim bilinçliyiz: kanserin tedavisi Alzheimer hastalarının beynini anlamak, biraz daha istikrarlı yapmak için ekonomiyi anlamak, dünyanın nasıl işlediğini anlamak. Bunları çözecek olan insanlar — bilim insanları — kafalarında düşünceyi yarıladılar, bunları internet üzerinden iletmeye çalışıyorlar. Fakat şu anda insan ırkının sahip olduğu bilgi birikimi veritabanlarında, bilgisayarlarda öylece duruyor, ve gerçekten şu an paylaşılmıyor.

Aslında bir alana değineceğim — Alzheimer’a baktığınızda, örneğin, ilaç keşfi — yeni yeni ortaya çıkan çok fazla bağlı veri var çünkü bu alandaki bilim insanları bu yığınlardan bir şeyler çıkarmanın harika bir yolu olduğunu fark ettiler, çünkü bir veritabanında genler başka bir veritabanında protein verileri var. Ve şimdi buna yapıştılar — bağlı veri — ve muhtemelen sormayacağınız soruları artık sorabiliyorlar. Ben değil — onlar soracak. Sinyal transdüksiyonunda yer alan ve ayrıca piramitsel nöronlara bağlı proteinler hangileridir? Bu ağız dolusu lafları alın ve Google’da aratın. Tabii ki bu sorunun cevabını içeren hiçbir sayfa bulamazsınız çünkü daha önce kimse sormadı bu soruyu. 223,000 tane sonuç — ama hiçbirini kullanamazsınız. Şimdi bir araya getirdikleri bağlı veriye sorarsınız 32 sonuç, herbiri bu özelliklere sahip proteinlerdir ve bunları inceleyebilirsiniz. Bir bilim insanı olarak farklı disiplinleri bir araya getiren bu soruları sorabilme gücünüzün olması gerçekten başlı başına bir değişim. Bu çok çok önemlidir. Şu anda bilim insanlarının yoluna tamamen taş konulmuş durumda, diğer bilim insanlarının topladığı veriler kilitli ve tüm bu büyük insanlık sorunlarını çözmek için bu kilidi açmalıyız.

Eğer böyle devam edersem, tüm verilerin büyük kurumlardan geldiğini ve sizinle hiç ilgisi olmadığını sanacaksınız. Ama bu doğru değil. Aslında veri hayatımızdadır. Gidip favori sosyal ağınıza bağlanırsınız, ve “Bu benim arkadaşım.” dersiniz. Hop! Bağlantı. Veri. Dersiniz ki “Bu fotoğraf, bu kişiyi gösteriyor.” Hop! Bu veridir. Veri, veri, veri. Sosyal ağ sitenizde ne zaman bir şeyler yapsanız, o sosyal ağ sitesi bu veriyi alır ve kullanır — onu yeniden amaçlar — ve o sitedeki diğer insanların hayatını daha ilginç hale getirir. Fakat başka bir bağlı veri sitesine gittiğinizde ve farz edin ki bu seyahat ile ilgili bir site, dersiniz ki, “Bu fotoyu bu gruptaki herkese göndermek istiyorum,” o vakit duvarları aşamazsınız. Ekonomist dergisi bu konuda bir makale yazdı ve birçok insan bloglarında değindi olağanüstü bir karmaşa. Yığınları ayırmanın yolu sosyal ağ sitelerinin birbiriyle uyumlu olmasını sağlamaktır. Bunu bağlı veri ile yapmalıyız.

Son bir veri türünden bahsedeceğim, belki de en heyecan verici olanı. Buraya gelmeden önce, OpenStreetMap’te yerine baktım OpenStreetMap bir haritadır ama aynı zamanda bir vikidir. Odaklan ve oradaki karemsi şey bir tiyatro — şu an bulunduğumuz alan — Terrace Tiyatrosu . Onun bir adı yoktu. Düzenle moduna girebilirim, tiyatroyu seçebilirim, altına isim ekleyebilirim ve ardından kaydedebilirim. ve şimdi OpenStreetMap.org sitesine giderseniz ve bu mekanı bulursanız, Terrace Tiyatrosunun artık bir ismi olduğunu göreceksiniz. Ben yaptım. Ben. Haritada yaptım onu, ben yaptım! Onu oraya ekledim. Ve, ne biliyor musunuz? O sokak haritası herkesin üzerine düşen parçayı yapmasından ibaret ve muazzam bir kaynak oluşturur çünkü herkes kendi sokağını ekliyor. Ve işte bağlı veri tamamen bundan ibarettir. İnsanların üzerine düşeni yapması ufak bir katkı sağlaması ve hepsinin bağlanmasıdır. Bağlı veri böyle işler. Siz üzerinize düşeni yaparsanız, diğer herkes kendisinin. Oraya koyacak çok fazla veriye sahip olmayabilirsiniz ama nasıl talep edeceğinizi biliyorsunuz. Ve biz bunu denedik.

Yani, bağlı veri — muazzamdır. Ben size sadece birkaç ufak kısmını anlattım. Hayatımızın her anında veri var, çalışma ve keyfin her yönünde, ve bu sadece verinin geldiği yerlerin sayısından ibaret değildir, onları bağlamak da önemlidir. Ve veriyi bağladığınızda, sadece internet ve dokümanlardan ibaret olmayan bir güç elde edersiniz. Ondan çıkan bu muazzam güce kavuşursunuz. Şimdi bunun harika bir fikir olduğunu düşünen insanlar olarak bunu yapmamız gereken bir noktadayız. Ve tüm insanlar — ve eminim TED’de hemen bir geri dönüş alınmazsa bile — bu çalışmaya katkı sağlayacak insanlar var, çünkü esas fayda herkes bunu yapmaya başladığında ortaya çıkacaktır onlar bunu yapacaktır çünkü onlar başkaları da yaptığında güzel olan işleri yapmakta öncüdürler. İşte buna bağlı veri diyoruz. Yapmanızı istiyorum. Talep etmenizi istiyorum. Ve bence bu yaymaya değer bir fikir.

Teşekkürler.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir