Dijital Oyunlar

Öğrenmenin ve okulun oyunlaştırılmaması gerektiği ile ilgili tabu hatalıdır. Çünkü her oyun kendi öğrenme sürecini de beraberinde getirir. Oyunlar çocuklar için anlamlı hale getirilirse, oyun ile öğrenme arasında bağ kurulabilirse o zaman başarıya ulaşılacaktır. Çünkü bir oyunu oynayabilmek için o oyunu bütün hatlarıyla öğrenmek gerekiyor.  Bütün oyunların kendi için de bir öğretisi olduğu unutulmamalıdır. Lauri oynamak için öğrenmenin şart olduğunu söylüyor. 

Oyun öğrenmeye ilişkin çözümler sunabilir. Örneğin “Angry Birds” parçacık fiziğini anlatmak için yapılmıştır. Amaç her şeyi oyun kurgusunda öğretmektir. Neden periyodik cetvel veya farklı bir konu oyunla öğrenilmesin? Gezegenin gelişmiş sınıflarına baktığımızda rahatlıkla bulabileceğimiz bilgileri öğrenmekle neden vakit kaybedelim?

Bilim kurgularda bahsedilen her şey artık gerçek olmak üzeredir. Şu an zaten gelecekteyiz ve telefonlarımızda dünyanın bütün bilgilerini taşıyoruz. Çocukların yetişkinlerden en önemli farklılığı onların gelecekte doğmuş olmaları ve bu teknolojiyle büyümüş olmalarıdır. Onlar dijital yerliler ve yeni teknolojiyle çok çabuk iletişime geçiyorlar.

Aslında temel sorun şu; okul dışında eğlenceyi o kadar fazla abarttık ki okullar buna yetişemedi. 30-35 yıl önceki sınıf düzeninde devam ediyoruz. Ancak çocuklar bütün boş zamanını geçirebileceği bir dünyayı cebinde taşıyor. Okul dışı o kadar eğlenceli ki çocuklar artık okula gelmek istemiyor. Okullarla teknolojik dünya arasındaki boşluk hızla büyüyor. Bu boşluğu kapatıp öğrenmeye devam etmek istiyorsak öğreteceğimiz şeyi nasıl vermemiz gerektiğini öğrenmemiz gerekiyor.

Finli bir felsefecinin söylediği gibi; Dünya içinde ateş yanan insanlarla dolu. İnsanlar yeni bir şeyler yapmak istiyorlar ancak bunların çoğu 7 yaşın altındadır. “Öğrenmeyi nasıl eğlenceli hale getiririz.” diye çok düşünülüyor ancak öğrenme yanlış anlaşılıyor. Öğrenme 7 yaş altı için zaten bir tutku ve öğrenmek istedikleri için öğreniyorlar. Öğrenmenin kendisi zaten eğlencelidir.  Öğrenmenin eğlenceli olmadığı, eğlenceli hale getirilmesi gerektiği en yaygın ve yanlış öğrenme felsefesidir.

Finlandiya, eğitim öncüsü bir ülke olmasına rağmen burada yapılan bir araştırmaya göre öğrencilerin %50’den fazlası neden okula ihtiyaçları olduğunu açıklayamıyorlar. Öğrenciler sınavdan geçmek için öğreniyorlar. Bu gerçek bir öğrenme olmadığı gibi sınavdan sonra beyin bunu bir yük olarak görüyor ve kurtulmak istiyor.

Öğrenme zorlu bir iştir. İnsanları emek harcamaları için ikna etmeliyiz. İçsel motivasyon sağlanırsa öğrenme durdurulamaz ve inanın yoğun bir çalışma gerektirdiği halde öğrenme eğlencelidir. Eğitim sistemlerinde her öğrencinin aynı şeyi aynı anda öğrenebileceği gibi bir kanaat vardır. Oysa herkes kendi hızında ilerler. Khan akademisi öğrencilerin kendi başlarına bırakıldığında daha hızlı ilerlediklerini gösteren bir çalışma yapmıştır. Bunun için bir internet sitesi kurulmuş, sınıf açılmış ve bir sınav yapılmıştır. Sınavdan sonra öğrenciler üç ay boyunca serbest bırakılmıştır. Sınıftaki en başarısız çocukların bile bu serbest zamanda ilerlediği görülmüştür. Teknolojik araç-gereçler, dijital oyunlar öğrenmeyi bireyselleştirdiği için öğrenme hızlanmaktadır.

Lauri Jarviletho Afrika’da yapmış olduğu bir araştırmada hiç tablet görmemiş çocukların  90 saniye içerisinde oyuna dahil olduğunu gözlemlemiştir. Kendisi ve ekibi oyunu anlatmadığı gibi onları motive de etmemiştir. Bu durumu şöyle ifade etmektedir;”Motive etmeye gerek yok oyun bunu zaten yapıyor. Önünüze dengeli zorluklar çıkarıyor ve bunu başarıyorsunuz.” 

Çocuklar için kitaplar artık ilgi çekiciliğini yitirmiş ve ölmüştür. Gelecek dijitaldedir. Kitap derin öğrenme yöntemidir ancak kitaptaki bilgiler dikkatinizi çekmiyorsa öğrenemezsiniz. Oyunlar yakalayıcı ve ilham vericidir.  Dijital dünya öğretmeni yerinden etmez aksine boşluğu doldurmaya çalışır. Her şeyin oyunla verilmesi zor ancak başarılabilir. Farklı becerilerin geliştirilmesi gerekmektedir. Oyunun dinamiklerinde farkına varmadan öğrenme vardır. Öğrenmeye başlama eşiğini atlatmak için dijital oyunlara ihtiyaç vardır. Öğrenme ateşi yakılabilirse başka hiçbir şeye ihtiyaç duyulmayacaktır.

Söz konusu yazıda Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun düzenlediği “Dijital Oyun” sempozyumunda uluslararası katılımcılardan biri olan Lauri Jarviletho’nun dijital oyunlar ile ilgili görüşlerine yer verilmiştir.

Lauri Järvilehto, Fin eğitiminin küresel kapsayıcılığını ölçekleme ve dünyanın her yerindeki herkese yüksek kaliteli eğitim sağlamayı düzenleyen Lightneer şirketinin Başkanı ve kurucu ortağıdır. Kuramsal felsefe alanında doktorası vardır ve Finlandiya Felsefe Akademisinin kurucusudur. Aynı zamanda eğitim ve düşünme alanında çok satan çeşitli kitaplar yazmıştır.

http://cocukvebilisim.com/2018/03/15/lauri-jarvilehto/

http://cocukvebilisim.com/

Begüm Tuğçe İSTEK

One thought on “Dijital Oyunlar

  • 30 Kasım 2020 tarihinde, saat 13:11
    Permalink

    Yazınız bakış açımı geliştirdi. Teşekkür ederim.

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir